Art Project’in Ardından: Karşılaşma, İş Birliği, Süreklilik
Bilgili Holding ana sponsorluğu ve Bilgili Sanat’ın destekleriyle düzenlenen Akaretler Art Project II. Edisyon, 4 – 14 Haziran tarihleri arasında Akaretler Sıraevler’de gerçekleşti. Etkinlik, Türkiye’nin önde gelen galerilerinden Anna Laudel, EVİN, Ambidexter, KAIROS, Martch Art Project ve OG Gallery’yi sanatseverlerle buluşturdu.
II. Edisyonu sona eren Akaretler Art Project’in ardından, Bilgili Holding Kültür ve Sanat Etkinlikleri Koordinasyon Yönetmeni Yağmur Doğan ve MERKUR Galeri’nin kurucusu Sabiha Kurtulmuş proje kapsamında BeArtShare’e üretim, diyalog ve geleceğe dair görüşlerini anlattılar.
Bilgili Holding Kültür ve Sanat Etkinlikleri Koordinasyon Yönetmeni Yağmur Doğan ile Akaretler ArtProject üzerine
/blog/160/9335c81b048edb54.jpg)
Yağmur Doğan
Akaretler Art Project’in II. Edisyonunda öne çıkan yenilikler neler?
Akaretler Art Project'i belirli bir dönemde gerçekleşen bir sergi olmaktan öte, çağdaş sanatın farklı aktörleri arasında yeni ilişkiler kurmayı hedefleyen sürdürülebilir bir platform olarak ele alıyoruz. İkinci edisyonda bu yaklaşımı çok daha somut bir yapıya taşıdık.
Altı galeri, farklı temsil modellerini ve küratöryel yaklaşımlarını aynı çatı altında buluşturdu. Anna Laudel, uluslararası perspektifiyle usta isimleri ve genç sanatçıları aynı seçki içinde bir araya getirirken; KAIROS, iki kata yayılan kurgusuyla izleyiciyi çok katmanlı bir deneyime davet etti. Evin Art Gallery ile Ambidexter ve Martch Art Project ile OG Gallery ise yalnızca fiziksel değil, küratöryel olarak da birleşti. Sanatçıların iç içe geçtiği bu organik yerleşim kurguları, galeriler arasındaki geleneksel sınırları tamamen ortadan kaldırdı.
Bu edisyonun en belirgin yeniliği, iş birliğinin ortak kürasyon modeline dönüşmesiydi. Bilgili Sanat olarak temel amacımız; fikirlerin, deneyimlerin ve olası iş birliklerinin özgürce dolaşıma girdiği yaşayan bir platform yaratmak.
/blog/160/a120b3ec76ce15b3.jpg)
Devin Oktar Yalkın (EVİN), David Doğan Levi (Ambidexter)
Projenin galeriler, sanatçılar ve izleyiciler arasında nasıl bir etkileşim yaratmasını hedefliyorsunuz?
Farklı aktörlerin aynı mekânda buluşması yalnızca eserlerin görünürlüğünü artırmakla kalmıyor; yeni fikirlerin ve organik iş birliklerinin gelişmesine de zemin hazırlıyor. Bugün sanat dünyasında sürdürülebilirlik, rekabetten ziyade ortak üretim ve iş birliği kültürüyle şekilleniyor.
Bu edisyonda resim, heykel, fotoğraf, seramik ve tekstil gibi farklı disiplinlerin bir arada yer aldığı seçkiler, mekânın katlara yayılan tarihi mimarisiyle birleşerek izleyiciye beklenmedik karşılaşmalar sundu. Her galeri kendi özgün kimliğini korurken, bütünün bir parçası olarak ortak bir deneyim inşa etti.
Amacımız yalnızca anlık bir sergi deneyimi sunmaya odaklanmıyor; sanat etrafında yeni diyalogların kurulabildiği, fikir alışverişlerinin gerçekleştiği ve gelecekteki projelere zemin hazırlayan kalıcı bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor.
Artweeks Istanbul ve Akaretler Art Project birbirinden nasıl ayrışıyor?
Her iki proje de Bilgili Sanat’ın çağdaş sanatın görünürlüğünü artırma ve sanatı farklı izleyici kitleleriyle buluşturma vizyonundan besleniyor. Ancak amaçları ve çalışma biçimleri bakımından birbirini tamamlayan, farklı modeller sunuyorlar.
Artweeks Istanbul, galerileri, sanatçıları, koleksiyonerleri ve sanat profesyonellerini bir araya getiren, yılda iki kez gerçekleşen geniş ölçekli bir buluşma platformu. Yıllar içerisinde Türkiye çağdaş sanatının en önemli duraklarından biri haline gelerek sektörün görünürlüğüne ve erişilebilirliğine katkı sağlamayı sürdürüyor.
Akaretler Art Project ise daha esnek, proje odaklı ve yıl geneline yayılan bir model öneriyor. Burada odağımız yalnızca galeriler ve temsil ettikleri sanatçılarla sınırlı değil. Bağımsız sanatçılara, kolektiflere, inisiyatiflere ve farklı disiplinlerde üretim yapan yaratıcı yapılara da alan açan sürdürülebilir bir platform kurguluyoruz. Farklı yapıların bir araya gelerek birbirlerini nasıl destekleyebileceklerine odaklanıyoruz. Bu doğrultuda, yıl boyunca geliştirilen proje önerilerinin Bilgili Sanat ile paylaşılabildiği açık bir yapı sunuyoruz. Akaretler Art Project’i belirli bir takvime sıkışmış bir etkinlikten ziyade, üretim süreçlerine eklemlenen yaşayan bir platform olarak görüyoruz.
/blog/160/96355acdaae17f3e.jpg)
Galeriler arasındaki iş birliklerinin Türkiye sanat ortamına nasıl katkı sağlayacağını düşünüyorsunuz?
Türkiye sanat ortamının gelişiminde kurumlar arasındaki dayanışma ve bilgi paylaşımının hayati bir öneme sahip olduğunu düşünüyorum. Günümüz sanat dünyasında başarı artık yalnızca bireysel kazanımlar üzerinden okunmuyor; ortak üretim kültürüyle kalıcı hale geliyor.
Farklı galerilerin bir araya gelmesi, sanatçıların görünürlüğünü artırmanın ötesinde; yeni izleyici ağlarının oluşmasına, farklı bakış açılarının kesişmesine ve kültürel diyaloğun güçlenmesine olanak tanıyor. Bu edisyonda farklı temsil modellerine sahip galerilerin ortak bir zeminde buluşması ve birbirleriyle geliştirdikleri diyaloglar, dayanışmanın yalnızca söylemsel olmadığını, pratikte de güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdi.
Akaretler Art Project kapsamında ortaya çıkan bu birlikteliklerin, Türkiye’deki çağdaş sanat ekosisteminin daha kapsayıcı, dayanışmacı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüşmesine ivme kazandıracağına inanıyorum.
Akaretler Art Project’i üç kelimeyle tanımlamanız gerekse hangi kelimeleri seçerdiniz?
Karşılaşma, iş birliği ve süreklilik.
Karşılaşma, birçok olasılığı içinde barındıran bir kavram; proje galerileri, sanatçıları, koleksiyonerleri ve izleyicileri aynı zeminde, beklenmedik anlarda buluşturuyor.
İş birliği, ortaya çıkan değerin yalnızca sergilenen eserlerden değil, kurumlar ve bireyler arasında gelişen organik ilişkilerden beslendiğini ifade ediyor.
Süreklilik ise Bilgili Sanat’ın tüm projelerinde olduğu gibi buradaki temel yaklaşımımızı yansıtıyor. Amacımız tek seferlik bir etkinlik yaratmak üzerinden ilerlemiyor, yıl boyunca devam edecek kültürel etkileşimlere alan açmayı içeriyor.
Bugün Akaretler Art Project’in başarısını ziyaretçi sayısından bağımsız olarak hangi kriterlerle ölçüyorsunuz?
Kültür-sanat alanında etkiyi yalnızca ziyaretçi sayıları üzerinden değerlendirmek artık yetersiz kalıyor. Bizim için asıl önemli olan, bir projenin sanat ekosistemi içerisinde nasıl bir karşılık bulduğu ve ne tür yeni ilişkilerin doğmasına zemin hazırladığıdır.
Akaretler Art Project'i Sabiha Kurtulmuş ile tasarlarken temel hedefimiz; ekosistemin tüm paydaşları arasında yeni diyalog alanları yaratmaktı. Bu nedenle başarımızın en önemli göstergesi, proje kapsamında başlayan iş birliklerinin etkinlik sonrasında da devam etmesi ve yeni üretimlere dönüşmesidir. Bu edisyonda yer alan galeriler, Akaretler'deki sunumlarını gelecek sezon programlarıyla doğrudan ilişkilendirdiler.
Bunun yanı sıra Akaretler'in kültürel bir buluşma noktası olarak güçlenmesi, tarihi hafızası güçlü bir mekânın güncel sanatla ilişki kurması ve çağdaş sanatın gündelik yaşamın doğal bir parçası hâline gelmesi de en değerli çıktılarımız arasında yer alıyor. Bilgili Sanat olarak başarıyı etkinliğin sona erdiği günde değil, kurulan ilişkilerin ne kadar süre devam ettiğiyle ölçüyoruz.
MERKUR Galeri'nin Kurucusu Sabiha Kurtulmuş Akaretler Art Project Üzerine
/blog/160/2f44191bcbf21532.jpg)
Sabiha Kurtulmuş
Bugün sanat projelerinde sıkça "bir araya getirmek"ten söz ediliyor.
Sizce gerçekten bir ekosistem kurmak ile insanları aynı mekânda buluşturmak arasındaki fark nedir? Akaretler Art Project'te bunu nasıl sağlamaya çalıştınız?
Sıkça “bir araya gelmek-getirmek” aslında biraz da yeniden birbirimizle olma ve birbirimizi keşfetme ihtiyacından kaynaklanıyor. Sanatın pandemiden sonra yeniden popülerleşmesi ve neredeyse her alanda, her şekilde var olma çabası biraz samimiyeti de ortadan kaldırmıyor mu? Bizler de her yere yetişmeye çalışırken aynı zamanda mesafe de koymuyor muyuz? Bu soruları sadece ben değil, dünya sanat ortamı da sorgulamaya başladı.
Akaretler Art Project tamamen uzun yıllardır dostum ve koleksiyonerim olan Bilgili Ailesi'nin sanatla olan bağı ve ilişkiyi sürekli sıcak tutma ısrarından kaynaklanıyor. Bilgili Sanat'ın izleyicinin çok sevdiği tarihi Osmanlı evlerini sanat için her daim açık tutma isteği aslında bu fikrin de ortaya çıkmasını sağladı. Yaz döneminde bizlerin sergilerinin bittiği aylarda, birbirine benzer yapılar veya dostlar olarak müsait binalarda neden bir araya gelmeyelim dedik. Aslında biraz paylaşma, yakınlaşma ve birlikte olma ihtiyacı bu.
Yine bu samimi birliktelik, ortak fikirlerle yine bizlerin-sanat yapılarının ihtiyaçlarına göre gelişebilir ve değişebilir; biz buna her zaman açığız.
/blog/160/1f66711b0d8b4c12.jpg)
Rahmi Aksungur (EVİN), David Doğan Levi (Ambidexter)
Akaretler Art Project'in gelecek edisyonlarında, bu yıl oluşan iş birliklerini daha da ileri taşıyacak yeni formatlar veya buluşma modelleri planlıyor musunuz?
2018’de ilk edisyonumuzu yaptığımızda hiçbir hedefimiz ya da sürdürülebilir bir öngörümüz yoktu. Bir fikirle çok kısa sürede bir araya geldik ve izleyiciyle buluştuk. Bugüne kadar gelmesinin sebebi tamamen projenin ilgi görmesi, samimi bulunması ve sevilmesi. Bu duygularla bugüne geldik. Hedefimiz hiçbir zaman bir fuar olmak değildi, müsait olan binaların yapılarıyla ortak hareket ederek, birlikte fikirler üreterek bugünlere geldik. Sanata alternatif bir alan sunduk; bu da sanatçılar, koleksiyonerler ve tabii galericiler için de galeri dışı bir deneyim oldu. Bir gün binalarımız kalmazsa, kurumlara kiralanmış olursa, o zaman neler yapabiliriz kısmı yeni bir heyecan olarak önümüze gelebilir.