Blog / Art Market News TR / 7 Mayıs Sanat Haberleri

7 Mayıs Sanat Haberleri

07 Mayıs 2026 · 7 dk okuma · Art Market News TR
7 Mayıs Sanat Haberleri

Venedik Bienali 2026’nın Teması “In Minor Keys”

09.05.2026 - 22.11.2026


Çağdaş sanat dünyasının en önemli uluslararası etkinliklerinden biri olarak kabul edilen Bienal’in ön izleme günleri 6–8 Mayıs tarihleri arasında düzenlenirken genel izleyici bienali 9 Mayıs – 22 Kasım 2026 tarihleri arasında Giardini, Arsenale ve Venedik’in farklı noktalarında ziyaret edebilecek. Bienal’in 61. edisyonunda, 100 ulusal katılım ve 31 yan etkinlik yer alıyor. Bu yılki ana uluslararası sergi ise küratör Koyo Kouoh tarafından “In Minor Keys” başlığı altında şekillendiriliyor. Bienal yönetimi, Kouoh’un vefatının ardından serginin sanatçının ve ailesinin desteğiyle, onun belirlediği küratoryal vizyon doğrultusunda sürdürüleceğini açıkladı.

Venedik Bienali 2026 edisyonunda çağdaş sanatı daha sessiz, sezgisel ve atmosferik bir eksende yeniden düşünmeye ve üretmeye davet ediyor. Bienalin ana uluslararası sergisi için belirlenen “In Minor Keys” başlığı, yalnızca bir küratoryal tema değil, aynı zamanda günümüzün yüksek sesli görsel dünyasına karşı geliştirilen şiirsel bir yaklaşım olarak sunuluyor. Sergi; botanik ve hücre benzeri formlarla, soy bağlarını vurgulayan çizgilerle şekilleniyor.



 Maria Magdalena Campos-Pons ve Kamaal Malak — “Anatomy of the Magnolia Tree for Koyo Kouoh and Toni Morrison”


Seyni Awa Camara 


Küratör Koyo Kouoh tarafından şekillendirilen tema, müzikteki “minor key” kavramından ilham alıyor. Majör tonların gösterişli ve dramatik yapısının aksine, daha içsel, kırılgan ve duygusal minör tonların frekansına yönelen sergi; çağdaş sanatta sessizlik, rezonans, hafıza ve kolektif his kavramlarını merkeze taşıyor.


Bienal tarafından paylaşılan küratoryal metinde özellikle “quiet tones” ve “lower frequencies” gibi ifadeler dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, görsel gösteriden çok duygu yoğunluğu yaratan, yavaş deneyimlenen ve mekânla ilişki kuran işlerin ön plana çıkacağının sinyallerini veriyor.


 Wange Chimutu


Adriana Varejao 


“In Minor Keys”, bir ülke pavyonu değil; Bienal’in ana uluslararası sergisinin resmi başlığı olarak konumlanıyor. 2026 edisyonunun spiritüellik, hafıza, bakım estetiği, kolektif deneyim ve şiirsel politik dil gibi kavramların öne çıktığı daha meditatif bir çağdaş sanat atmosferi yaratması bekleniyor.

“Minör tonlar” üzerine kurulan yaklaşımı kendi sözleriyle anlatan Koyo Kouoh, Bienal’e 8 Nisan 2025’te sunduğu ve vefatının ardından yayımlanan küratoryal metinde adeta bir meditasyon çağrısıyla başlıyor:

 

[Derin bir nefes alın]

[Nefes verin]

[Omuzlarınızı serbest bırakın]

[Gözlerinizi kapatın]


Bu giriş, serginin ritmini, atmosferini ve düşünsel yönünü anlamak açısından dikkat çekici bir çerçeve sunuyor. Kouoh, izleyiciyi yalnızca eserlerle karşılaşmaya değil; durmaya, yavaşlamaya, düşünmeye ve dinlenmeye davet ediyor.


Koyo Kouoh’un vefatının ardından Bienal yönetimi, “In Minor Keys” temasının sanat dünyası için güçlü bir düşünsel miras niteliği taşıdığını belirterek serginin aynı vizyon doğrultusunda devam edeceğini açıkladı.


Öne Çıkan Pavyonlar


2026 edisyonunda ana serginin yanı sıra ulusal pavyonlar da Bienal’in ilgi çekici bölümleri arasında yer alıyor. Giardini, Arsenale ve Venedik’in farklı noktalarına yayılan pavyonlar; farklı coğrafyalardan sanatçıları, küratoryal yaklaşımları ve çağdaş sanatın güncel tartışmalarını bir araya getiriyor.


Avusturya Pavyonu – “SEAWORLD VENICE”


2026 Venedik Bienali’nde dikkat çeken ulusal katılımlardan biri de Avusturya Pavyonu oldu. Sanatçı Florentina Holzinger ve küratör Nora-Swantje Almes tarafından hazırlanan “SEAWORLD VENICE”, performans, beden ve ekolojik dönüşüm kavramları etrafında şekillenen çok katmanlı bir proje olarak öne çıkıyor.



 

Pavyon; su, lagün ekolojisi, dönüşüm, kırılganlık ve kolektif deneyim gibi kavramları performatif bir yapı içinde ele alıyor. Proje kapsamında farklı performans serileri, araştırma bölümleri ve kamusal programlar da yer alıyor.

“Études” başlığı altında düzenlenen performatif çalışmalar, bedenin sınırları, dayanıklılık ve çevresel ilişkiler üzerine yoğunlaşırken; uydu programları Bienal mekânının dışına taşarak Venedik’in farklı noktalarına yayılıyor.


SEAWORLD VENICE, Bienal’in bu yılki “In Minor Keys” yaklaşımıyla paralel biçimde; sezgisel, atmosferik ve deneyim odaklı bir anlatı kuruyor.


Türkiye Pavyonu – “Gözlerinizden Öperim”


Türkiye, 2007 yılında ilk kez kalıcı bir ulusal pavyon kimliğiyle Bienal’de yer almaya başladı. 2026 Venedik Bienali’nde Türkiye Pavyonu, Nilbar Güreş’in “Gözlerinizden Öperim” başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) koordinasyonunda gerçekleşen serginin küratörlüğünü ise Başak Doğa Temür üstleniyor.



Sergi; heykel, enstalasyon, resim, kumaş işleri ve farklı mecraları bir araya getirirken, sanatçının Bienal için ürettiği yeni yapıtları önceki dönemlerinden seçilen eserlerle birlikte sunuyor. Nilbar Güreş’in pratiği; toplumsal cinsiyet, kültürel bellek, kimlik ve aidiyet gibi meseleleri şiirsel, eleştirel ve zaman zaman nükteli bir dille ele almasıyla tanınıyor.


“Gözlerinizden Öperim” başlığı ise Türkiye’de mektupların ve gündelik konuşmaların sonunda kullanılan samimi bir ifadeden hareket ediyor. Sergi, bu yaklaşımı izleyiciyle kurulan yakınlık, kırılganlık ve temas hissi üzerinden yeniden yorumluyor.


Sanatçının eserlerinin uluslararası yankıları ve zengin ifade dili onu, Türkiye’yi Venedik Bienali 61. Uluslararası Sanat Sergisi’nde temsil edecek istisnai bir seçim olarak öne çıkarıyor.


 

Türkiye Pavyonu’nda yer alan büyük ölçekli heykel ve enstalasyonların bir bölümü; İstanbul’da heykeltıraşlar, metal ustaları, terziler ve farklı zanaatkârlarla yürütülen kolektif bir üretim süreci sonucunda hazırlandı. Malzeme, yalnızca biçimsel bir unsur olarak değil; hafıza, emek ve deneyim taşıyan bir yapı olarak ele alınıyor.


Nilbar Güreş’in disiplinlerarası pratiği, Bienal’in bu yılki “In Minor Keys” yaklaşımıyla da güçlü bir ilişki kuruyor. Sanatçının işleri; yüksek sesli anlatılar yerine daha şiirsel, kırılgan ve sezgisel alanlar açarak kimlik, görünürlük ve dayanıklılık meselelerine odaklanıyor.


Bienal Jurisi İstifa Etti 


Bienal açılışı öncesinde Venedik Bienali çevresinde dikkat çeken bir kriz de yaşandı. Uluslararası jüri üyeleri Solange Farkas, Zoe Butt, Elvira Dyangani Ose, Marta Kuzma ve Giovanna Zapperi’nin istifası, Rusya’nın Bienal’de yeniden yer alması etrafında büyüyen tartışmalarla birlikte sanat basınının gündemine taşındı.


 

Bienal yönetimi, jüri üyelerinin istifasını resmî olarak doğrularken, ödül sürecinde bu yıl ziyaretçi oylaması sistemine geçileceğini açıkladı. Tartışmalar, 2026 Venedik Bienali’nin yalnızca sanatsal üretimleri değil, güncel politik ve etik meseleleri de yeniden gündeme taşıyan bir edisyon olmasına neden oldu.

Ürününüz sepete eklendi

Sepete Git